Dizilerin göstermediği, Mafyatik tiplerin gerçek yüzü


Her yerde mafyatik tiplere özenen ve bu gibi dizileri izleyen gençler görüyorum, bundan seneler seneler önce de tırtlar vadisi izleyip tribe giren, her perşembe beynini televizyonlara kiraya verip cuma günü elde tespih üstünde ceket köşe başı bekleyen tipler vardı…

İnanın işler sizin dizilerde izlediğiniz gibi değil !

Mafyatik insanların ailelerinde huzur ve sükunet yoktur!

Çocukları dışlanır, okula başlayacakları zaman 1 hafta sonra başlatılır,

O bir hafta boyunca sınıf arkadaşları müdür tarafından uyarılır,

İnsanların sürekli yüksek duvarlar şeklinde ön yargıları ile karşı karşıya kalır,

Saatlerce yağmurda,çamurda,karda hatta güneş altında cezaevi kapılarında beklerler babalarını, abilerini ya da kardeşlerini, kurşun geçirmez bir camın arkasindan görüp sesin bile gitmek istemediği telefonlardan 40 dk görüşebilmek için…

O cezaevleri de asla şehirde değildir, dağın başına kuşun uçmadığı kervanın geçmediği yere yapılır…

Çoluğu çocuğu kardeşi anası danası hepsi o bir kişinin içeride çektiği cezanın sosyal yükünü/cezasını çeker !

Evlenmeye kalksa karşı tarafın ailesi “mafya mı bunlar?” der,

Askere gitse mektubu gelince “hayırdır oğlum” der komutanı

Orada yatan da tek ceza çeken kendisi sanır…

Bir işe girdiklerinde “aman haa bunun şuyu buyu buymuş sakın bunu yükseltmeyin” derler !!

Hani o dışarda asan kesen delikanlılar var ya, cezaevine girdiğinde ranzasından başka özel hayatı yoktur ! O özel hayatta birisi gelip ranzaya çektiği örtüyü açana kadar özeldir!

Her sabah, her akşam asker gibi dizilir tek tek sayı verirler o delikanlılar!

Hasta olduğunda hastanede ayrı kafes bölümde bekler kelepçe ile muayene olur o sokakların ağır abileri, her an en ufak yanlış hareketinde askerin sıkacağı kurşunun gölgesinde giderler hastaneye, mahkeyeme, anasının babasının cenazesine!

O sokakların aslan parçası var ya hani ! Mahkeme dönüşünde arabanın camından denizi görünce 2 yaşındaki çocuk gibi ağlar hüngür hüngür “ben bir daha bu denize giremeyecek, bir daha bu güneş altında gezemeyeceğim” diye,

Ben çok gördüm o delikanlıları gençler ! Ceza evinde dolap kenarlarına sakladığı şeyleri bulunca adımı sanımı öğrenmeye kalkan, tip tip bakınca lafı yiyip boyununu büken, artistlik yapınca en yakın beton zemine yapıştırılan o aslan parçalarını çok gördüm,

O delikanlı aslan parçaları yatağının ucundaki sevdiklerinin resmine bakıp ağlayarak uyurlar…

Siz onlardan olmayın, kimseye olmasa kendinize faydanız olsun…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s