DAHA ÇOK BEKLERSİN!!


Hayattan birçok şey istiyoruz. İyi bir eş, iyi bir iş, iyi bir ev, iyi yaşam standartları… Hayatımızın güzel geçmesinin en önemli parçalarından biri de iyi ilişkilere sahip olmaktan geçiyor. Başka insanlarla kurduğumuz ilişkiler hayatımızın vazgeçilmezi, temel bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkıyor. Sosyalleşmek. 

İlişkileri kendi içinde etiketleriz; bu kişilerle arkadaşlık ilişkisindeyim, bu kişiyle duygusal ilişki içerisindeyim diye. Hatta arkadaşlık ilişkilerini bile kalitesine göre değerlendiririz, “Bu kişi benim yakın arkadaşım, dostum” diye.

Kendimizi güvende hissetmek için birçok şeye anlam vermeye çalışır, onu etiketleriz. Bildiğimiz şey bize korku vermez, bilmediğimiz zaman korkarız. Mesela 2018 yılında trafik kazalarında yaklaşık 7bin kişi hayatını kaybetti. Bayram günlerinde kaza sayıları artmasına rağmen yine de yolculuğa çıkarız. Neden? Çünkü bize tanıdık olan bir şey. Ama Corona virüsünü tanımadığımız için korkarız. Henüz virüsü etiketleyemiyoruz tam anlamıyla. Sonuç olarak bilmek, güven getirir.

Bazen de bildiğimizi sandığımız şeyler yüzünden sarsılırız. Bazen insanlar, doğa, hayat önümüze beklemediğimiz şeyler çıkarır. O insana güvenimiz sarsılır, doğanın intikamından korkmaya başlarız ya da hayata küseriz ve şikayet etmeye başlarız. Çünkü artık duymuş olduğum güven orada yoktur. Bir şeyler değişmeye başlamıştır. “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” cümlesini bilmemize rağmen değişimden korkar ve bir şeylerin değişmemesini temenni ederiz.

Ne büyük ironi! Her şeyin değiştiğini bilmemize rağmen güvendiğimiz dallara sıkı sıkı tutunmaya çalışırız. Tutunduğumuz dal zarar gördüğünde, kırılıp koptuğunda, o dalla birlikte biz de düşeriz. 

Bir an için sessizce oturup şunu düşünmeyiz: “Ben ne yapıyorum? Hayatın bana bunu yapmasına neden izin veriyorum?” Ya da belki de hayat bana bir şey yapmıyor, ben kendi kendime yapıyorum. Hayatın kulağıma fısıldadığı hakikat sözlerini duymamazlıktan geliyorum. Ne olabilir o hakikat sözleri? “Hayat ne gösterirse göstersin, kendi huzurumu korumak benim sorumluluğumdur”. Bilmem kimin yaptığı hareket, söylediği söz benim huzurumu benden alıp götürmemeli.

Peki neden insanların yaptıkları beni etkiliyor? Onları belirli etiketlerin içine koyduğum zaman ve onlar da o etiketin dışına çıktığı zaman etkileniyorum. Mesela, çok güvendiğim bir insan (yani güvenilir insan etiketi yapıştırdığım biri) bir gün bana yalan söylediğinde üzülüyorum ya da öfkeleniyorum diyelim. Üzülmeyi ve öfkelenmeyi de çok doğal buluyoruz. 

Aslında evet, üzülmek veya öfkelenmek çok doğal, çünkü her şeyde yaptığımız gibi etiketlerimizin arkasına saklandık ve neden bunları yaşadığımızı düşünme fırsatını kaçırdık. 

Etiketlerimiz içinde kaybolmayı çok seviyorsak, şu etiketlerde kaybolabilir miyiz: “Her ne olursa olsun, insanların, doğanın, hayatın karşısında güçlü kalmak ile ilgili kendime güveniyorum”? Bir insan bana yalan söyledi diye, hemen o kişiyi “yalancı” etiketinin içine yerleştirmek de ne kadar anlamlı tekrar düşünmek gerekebilir. Yalancı etiketi yerine o kişinin “bana neden yalan söyleme gereği duyduğunu” düşünüp acaba “Ben karşı tarafa güven duyabileceği bir alan oluşturabilir miyim?” etiketlerinden bakabilir miyim?  

Sürekli birbirimizden bir şey bekler, birbirimizden bir şeyler almaya çalışırız. Saygı, sevgi, güven almak isteriz. Bunları bulamadığımız yerde ise ilişkilerimiz bozulmaya başlar. Peki neden ilişkilerimde ben verici olmuyorum? Verici olmak demek paspas olmak, herkese her istediğini vermek anlamına gelmez. Verici olacaksam önce kendime sonra başkalarına verebilirim. Kendimi korumak ve kendimi güçlendirmek başka bir zaman konuşulması gereken bir konudur fakat, eğer sevgi istiyorsam, önce ben sevgiyi vermeliyim, saygı ve güven istiyorsam, yine önce ben vermeliyim. Neden peki? Çok açık. Sevgi, saygı, güven… hissedebilmek için daha ne kadar başkalarının onları bana vermesini bekleyebilirim ki? Hayatımın sonuna kadar bunu beklemekle mi geçireceğim? Herkes kendisi için karar verebilir. Vermek almaktır. 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s